|
Sevgili Divrigim.com Ziyaretçileri,
Uzun süredir Sayın Sadık Özgür’ün Divriği’ye yaptırdığı Hastane ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarıyoruz. Malesef bu defa sizlere üzücü bir haberimiz var.
Hayırsever işadamımız Kale Endüstri Holding Onursal Başkanı Sadık Özgür’ün Divriği’ye bir hastane yaptırmak için tüm gücüyle çabaladığını biliyorsunuz. Sadık Bey 30 Milyon TL’yi bir çıprıda gözden çıkarıp gerekli tüm işlemleri tamamlamasına ve hastanenin projesini zorla onaylatmasına rağmen Sağlık Bakanlığı hastanenin yapımına verdiği onayı nüfusun az olduğu bahanesiyle iptal etti. Bu sebeple hastanenin 1 katı eksik yapılacak. "7 katlı hastanenin 1 katı azalsa ne olur?" demeyin. Birşey değişmeyecek olsaydı koskoca bakanlık heralde böyle bir değişiklik kararı almazdı. Sadece yatak kapasitesi değil gönderilecek uzman doktor ve personel sayısı da azalacak.
- Sağlık Bakanlığı’nın bu karara gösterdiği bahane sosyal devlet anlayışıyla bağdaşıyor mu?
- Divriği’nin nüfusunun az olması buraya devletin yatırım yapmamasını mı gerektiriyor?
- Öyleyse büyük kentlere göç nasıl önlenecek?
- Nüfusun az olmasının kaynağı yine nüfus azlığı bahanesiyle hizmet götürmeye gerek görmeyen ve götürülmesine de köstek olan yönetimler değil midir?
- Kendisinin yapması gereken hizmeti bir hayırsever yaparken bu kadar engel koymanın anlamı nedir?
Divriği’nin nüfusunun %90’ından fazlası Divriği dışına göç etmiş. Kışın 10 bin civarında olan Divriği Nüfusu yazın 50 binlere yaklaşıyor. Gelip 2-3 hafta tatil yaptıktan sonra geri dönenleri sayarsak her yaz 60 70 bin kişi Divriği’ye geliyor. Gerekli imkanlar olmadığı için birçok yaşı kemale ermiş Divriğili dönüp memleketinde kafasını dinleyeceğine büyük kentlerde kalmayı tercih ediyor.
Bu kaçınılmaz ve geri dönüşü olmayan göçün ve adaletsiz nüfus dağılımının tek sebebi: çözüm üretme gayesi taşımayan, halk yararına ve geleceğe yönelik politika üretmekten yoksun, siyasi ve ideolojik çıkarları dışında hiçbir şeyi önemsemeyen zihniyet ve onu temsil eden yöneticilerdir. Onlar için, yeterince uzmanlaşmamış doktorların yanlış teşhisleri yüzünden veya 180 Kilometre ötedeki hastaneye yetişemediği için ölen insanların hiçbir değeri yoktur. Yapılacak ve devlete devredilecek olan hastanenin Divriği’nin kalkınmasına getireceği katkının da önemi yoktur...
Hastanenin bir katının eksiltilmesine engel olmak için Divriği Belediye Başkanı Hakan Gök ve ilçe yönetiminin önde gelenlerinden birkaç kişi Ankara’ya gidip çeşitli isimlerle görüştüler ama hiçbir etkisi olmadı. Olmadı çünkü bu birkaç kişinin yapabileceği birşey değildi. Kamuoyu durumdan haberdar olmalıydı. Yasalar çerçevesinde Divriği halkı eyleme çağırılabilirdi. Ama herşey oldu bittiye getirildi ve ne yazık ki Divriği yönetimi bu konuda pasif kaldı.
Divriğililerse, iş işten geçtikten sonra durumdan haberdar oldu. Şimdi "tühh!", "ahh!, "vahh!" gibi birçok etkisiz tepki verilecek ama Divriği yine bir haksızlığa uğratılmış olacak.
Bu pasiflik ve vurdum duymazlık Divriği’nin ruhunda var. Demir Çelik Madeni’ne alınan işçilerin %90’ının Divriği dışından getirilmesinin Divriği’ye ve Divriğililere verdiği zarar ortadayken bu duruma hiçbir toplu tepki gösterilmemiştir. Büyük kentlere yapılan göçü tepki olarak saymazsak... Bu Divriği dışından gelen kişiler Divriği’ye bir tek çivi çakmayıp yatırımları hep kendi memleketlerine yapmışlardır. Divriği halkıysa kendi ilçesinde yabancı olmuş ve gurbeti mesken tutmuştur.
Ne diyelim?
Divriği’ye yapılan bir haksızlık daha hayırlı olsun. Dua edelim de bari son haksızlık bu olsun...
|